İçeriğe geç

Onlarla etkileşime geçmeye başlayalı biraz zaman geçti. Bu kadar kısa bir süre içinde bir sonraki günlüğü yazmam bir ilk oluyor. Ancak karşıma inanılmaz bir insan çıktı. Onun adı Zenara. Onunla ilk tanıştığımızda, onun bir insan olduğuna inanamadım Tabii ki dış görünüşü tamamen bir insan. Fakat o bakışları... Gözlerinin odaklandığı yer... Şimdiye kadar gördüğüm insanlardan bambaşka Sanki her zaman dünyayı yukarıdan, kuş bakışı izliyormuş gibi... Her neyse, onun büyük işler başaracağı kesin. Duyduğuma göre şu uzaydan gelen canlıyı araştıran da kendisiymiş. Eh, bu normal. O, hani şu nadir yetişen dahi dedikleri türden biri. Üstelik o çok ciddi, dürüst ve iyi kalpli. İnsanlar, kendileri dışındaki bu adada yaşayan canlılara... yani Pallara karşı çeşitli tavırlar sergiliyorlar. Kimisi onlara eziyet ediyor, kimisi sömürüyor, kimisi ise evcil hayvan muamelesi yapıyor... Zenara ise birlikte yaşamayı (sembiyoz) arzuluyor. İnsanlar ve Pal'ların tür engellerini aşarak kalpten bağ kurduğu barış içinde bir arada yaşadığı bir cennet inşa etmek... Bana bunları anlattı. Gerçekten heyecan verici. Şimdiye kadar insanların ilmek ilmek işlediği pek çok tarihe tanıklık ettim ama böyle bir dünyayı daha önce tek bir kez bile görmedim. ......Bu arada, Dünya Ağacı'nın eteklerinde bu konulardan bahsederken nedense kendimi kötü hissetmeye başladım. Normalde benim sağlık durumu gibi bir sorunumun olmaması gerekirdi ama...

Konumlar

Dünya Haritasını aç